Arşiv ‘Bilim ve Teknoloji’ Kategorisinde
Virgin Havayolları’nın sahibi İngiliz milyarder Richard Branson, uzaya turistik seferlerde kullanılacak “SpaceShipTwo” mekiğinin 1,5 yıl içinde ilk uçuşlarına başlayacağını bildirdi.
Branson, Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da yatırımcıların katıldığı bir toplantıda yaptığı açıklamada, SpaceShipTwo’nun inşasını yeni bitirdik. 18 aya insanları uzaya götürürüz” dedi.
İsmi Virgin Space Ship (VSS) Enterprise olacak bu mekiğin yolcularının uzay seyahati için 200 bin dolar civarında bir ödeme yapacaklarını belirten Branson, uzaya turistik sefer yapacak ilk ticari şirket olan Virgin Galactic’in şimdiden 6 koltuklu mekikte seyahat için 330 müşteriden 45 milyon dolar topladığını da söyledi.
Mühendis Burt Rutan tarafından geliştirilen kompozit malzemeden üretilmiş mekik, ana gemi “Beyaz Şövalye”nin kanatları altındaki ilk deneme uçuşunu mart ayında California çölü üzerinde yapmıştı. Mekik, ana gemiden 16 kilometre irtifada ayrılarak uzaya doğru yol alacak.
Turistler uzaya çıktıklarında Dünya’yı mekiğin lombozlarından bakarak gözleyebilecekler.
Ünlü milyarder, basın toplantısında yaptığı açıklamada, bundan sonraki aşamada, Ay’a yolculuk gibi uzun seyahatlerde kullanılmak üzere uzayda lüks oteller açmayı planladıklarını bildirdi.
“Uzayda oteller açmayı planlıyoruz. Ay’ı seviyoruz” diyen Branson, ayrıca okullar ve üniversitelerin kullanımına yönelik küçük uydular fırlatmakla da ilgilendiğini anlattı.
Aygaz, hayata geçirdiği “Yarın Hava Nasıl Olacak?” kampanyası ile küresel iklim değişikliğine dikkat çekiyor.
Kampanya kapsamında oluşturulan ve içerisinde plenetaryum (keşif küresi) ile sihirli kürenin bulunduğu “Gökyüzü Tırı” Sivas’a geldi.
Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi yanındaki alana park eden tırın yanına üzerinde “Yarın Hava Nasıl Olacak?” yazılı büyük bir eğitim çadırı kuruldu.
Çadırda öğrencilere ve vatandaşlara küresel iklim değişikliği hakkında bilgi veriliyor. Öğrenciler, sihirli kürede üç boyutlu görüntülerle iklim değişikliklerini izliyor.
Eğitim çalışmalarıyla, doğanın ve çevrenin korunması, iklim değişikliği konularında duyarlılığın artırılarak farkındalık oluşturulması hedefleniyor.
Kentte 1 Ekim Cuma gününe kadar kalacak Gökyüzü Tırı’nın, Şanlıurfa, Van, Kars, Trabzon, Samsun, Kastamonu, Eskişehir, Antalya, İzmir ve Tekirdağ olmak üzere 11 ili ziyaret edeceği belirtildi.
Tıp dünyasında röntgen kullanımının yerine geçeceği düşünülen lazerle teşhis tekniğinin, beş yıl içinde uygulamaya konulabileceği belirtiliyor.
Raman spektroskopi adını taşıyan yöntem, meme kanseri, diş çürümesi ve osteoporozun (kemik erimesi) erken teşhisini sağlayabilecek.
Raman spektroskopi, moleküllerden yayılan ışınların yoğunluğunu ve frekansını ölçme yöntemi.
Bu teknik, kimya ve farmakoloji alanlarında zaten kullanılmakta. Örneğin Raman lazeriyle, alevlerin özellikleri ölçülebiliyor. Yakıtların nasıl yandığı incelenerek bunun sonucunda ortaya çıkan kirliliğin en aza nasıl indirilebileceği hesaplanabiliyor.
ABD’deki Michigan Üniversitesi Kimya Profesörü Michael Morris, son birkaç yıldır insan kemiklerini incelemek için Raman spektroskopi’den yararlanıyor.
Şimdiye dek çalışmalarını kadavralar üzerinde yürüten Prof.Morris, bu tekniğin hastalar üzerinde de etkili olabileceğini söylüyor.
BBC’ye açıklamalarda bulunan Prof. Michael Morris, bu tekniğin şimdi kullanılan birçok teşhis yönteminin yerini alabileceğini belirtti; en büyük avantaj olarak da, nonefraktif olmasını, klasik yöntemlere kıyasla hızlı sonuç vermesini ve sonuçlarının da çok daha doğru çıkmasını gösterdi.
Bilim adamları, bir insan hastalandığında ya da hastalanacak gibi olunca, dokularındaki kimyasal bileşimin, sağlıklı dokulardan çok farklılaştığını belirtiyorlar.
Prof. Morris, bu yüzden de, Raman spektroskopinin, tahlil ettiği dokuya göre değişim gösterdiğini kaydediyor.
Morris, “Raman, neyi ölçüyorsanız, onun hakkında size moleküler bilgi sunuyor. Hastalıklı durumlardaysa, hastalığın cinsine göre, kimyasal bileşim ya biraz ya da dikkat çekecek ölçüde anormal görünüm sunuyor.” dedi.
Bu yöntemle hastalığın birkaç dakika içinde teşhisinin mümkün olabileceği ve röntgene gerek duyulmayacağı kaydediliyor.
Prof. Morris, hastanın sadece bileğini masanın üzerine koyacağını, daha sonra kendisine lazer ışını verecek fiber optikler taşıyan silikondan yapılma bir bileklik takılacağını anlattı. Bunun ardından lazer verilmeye başlanacağını ve birkaç dakika içinde yeterince sinyal alındıktan sonra işlemin tamamlanacağını; teorik olarak sonucun birkaç saniye içinde görülebileceğini belirtti.
Kaynak: BBC
Stratosferin üst kısmında bulunan ve güneşten gelen morötesi (ultraviyole) gibi zararlı ışınları tutan ozon tabakasının küçülmesinin durduğu bildirildi.
Bugün BM tarafından yayımlanan bir rapora göre, kirletici gazlara karşı alınan önemler sayesinde ozon tabakasının küçülmesi durdu.
Raporda, tabakanın 2050 yılına kadar 1980 yılından önceki boyutlarına geri döneceği belirtildi.
Uluslararası Meteoroloji Kurumu Müdürü ve raporu Bm Çevre Programı (UNEP) teşkilatıyla birlikte kaleme alan Len Barrie, yaptığı basın toplantısı sırasında, 1987 yılında ozon tabakasını incelten maddelere ilişkin Montreal Protokolünün kabulü sayesinde, atmosferi kirleten maddelere karşı önlem alındığını ve ozon tabakasının daha fazla tahrip edilmesinin engellendiğini söyledi.
Montreal Protokolünün işlemesinden dolayı memnuniyetini dile getiren Barrie, ozon tabakasının artık küçülmediğini, ancak artmadığını da sözlerine ekledi.
Raporun oluşturulmasına katkıda bulunan 300 bilim adamı, ozon tabakasının 2050 yılına kadar eski boyutuna, 80′li yıllarından önceki boyutuna dönmesinin beklendiğini ifade etti.
Bilim adamları, tabakanın kutup bölgelerinde eski boyutuna dönmeyeceğinin altını çizdi.
Güneşten gelen ve ozon tabakası tarafından tutulan morötesi gibi zararlı ışınların ölümcül olduğu bildiriliyor.
Bu yıl 1992 doğumlular 18 yaşını doldurdu ve şu ya da bu şekilde, tüm yaşamları boyunca internet yanıbaşlarındaydı.
Facebook insanlara yepyeni iletişim olanakları sunduğu gibi, bağımlılık da yaratbiliyor
Doğum ilanından bebeklik fotoğraflarına, sosyal paylaşım sitelerinden bloglara, artık bir insanın tüm yaşamını internet üzerinde izlemek mümkün.
Birçokları, dünyaya kendilerini ne derecede göstermeleri gerektiğini yeniden gözden geçiriyor.
Bunlardan biri de Daniel Sieberg.
Televizyon muhabiri olan Sieberg, sosyal paylaşım sitelerinin hayatına egemen olmaya başladığının farkına vararak “internetten atlamaya” karar vermiş, yani sosyal paylaşım siteleriyle ilişkisini kesmiş.
Sieberg, Huffington Post’ta yayımlanan “Bağlantıyı Kesme Bildirgesi”nde “Ben ve egom, tam anlamıyla internettki sitelerce yutulmuş gibiydik. Bunun sonucunda da ilişkilerim zarar gördü. Tanıdığım ve sevdiğim insanlarla yaşadığım anlamlı ilişkiler yerine, tanımadığım insanlarla, pasif ilişkiler kuruyordum. Birinin duvarındaki yazı ve birini dürtmek beni daha çok ilgilendirir olmuştu.” diyor.
Özel hayattan da öte
BlackBerry akıllı telefonları üreticisi Research In Motion (RIM) şirketi, 2011 Mali Yılı İkinci Çeyreği sonunda 12 milyondan fazla BlackBerry akıllı telefon sevkıyatı gerçekleştirdi.
RIM’ın toplam sevkıyatı da 115 milyona adete ulaştı.
RIM, 1 Mart tarihinde başlayan 2011 mali yılına ilişkin, ikinci çeyrek (haziran-temmuz-ağustos) mali sonuçlarını açıkladı.
İkinci çeyreğin sonunda, gelirini geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 31 artıran RIM, 4.62 milyar dolara ulaştığını açıkladı.
27 Kasım 2010′da sona erecek üçüncü çeyrek (eylül-ekim-kasım) sonunda RIM’ın gelirinin 5- 5,5 milyar dolar arası olması bekleniyor.
Bilimadamları çikolata üretiminde kullanılan kakao ağacının hemen hemen tamamlanmış DNA haritasını çıkardı.
Şekerleme üreticisi Mars şirketi tarafından finanse edilen proje, 5 yıl olarak planlanmasına rağmen 2 yılda bitirildi.
Mars şirketi, proje sonuçlarının daha sağlam, daha yüksek mahsul veren, kuraklığa ve hastalığa dirençli ağaçların yetişmesine öncülük etmesini ümit ettiğini kaydetti.
Mars, ABD Tarım Bakanlığı, IBM şirketi ve üniversitelerin desteklediği projenin tamamlanması için 10 milyon dolar harcayacak.
Dünyada her yıl, çoğu küçük çiftliklerde olmak üzere 3 milyon ton kakao elde ediliyor. Ancak, hastalıklar ve zararlılar yüzünden yılda ortalama 700 ila 800 milyon dolarlık ürün kaybı olduğu belirtiliyor.
Yeni geliştirilen
Uçaklarda ayakta yolculuk için tasarlanan yeni koltuklarla ekonomik uçuşlara daha fazla yolcu doldurulması amaçlanıyor.
Bu hafta düzenlenecek bir konferansta tanıtılacak yeni
İspanyol bilim adamı, çıplak insan tenine kimyasal püskürterek tişört yapmayı başardı.
Aynı zamanda moda dizaynırı olan Dr. Manel Torres, 10 yıllık çabaları sonucunda kimyasal formüllü dokumasız bir buluttan oluşan ve çıplak insan tenine direkt olarak sıkıldığında 15 dakikada tişörte dönüşen inanılması zor bir buluşa imza attı.
Yıkayıp yeniden giyilebiliyor
ABD’nin California eyaletindeki iki prestijli ünversite Stanford ve Berkeley’den araştırmacılar, insan cildine yakın esneklik ve hassasiyete sahip yapay cilt geliştirmeyi başardılar.
Amerikalı bilimadamları “Nature Materials” dergisinde yayımladıkları makalede, Stanford Üniversitesi’ndeki çalışmalarda geliştirilen ve özel olarak üretilen ultra ince bir film üzerinde mini transistörlere sahip sentetik cildin, 20 miligram ağırlığındaki bir sineğin yüzeyine konmasını veya havalanmasını hissedebildiğini belirttiler.
Bu yapay cildin tepki süresinin insanınkiyle kıyaslanabilir düzeyde, saniyenin birkaç binde biri kadar hızlı olduğunu belirten araştırmacılar, ancak bu prototipin özellikle acı hissi gibi bazı özelliklerde şimdilik insan cildi kadar hassas olmadığını kabul ettiler.
Berkeley Üniversitesi’ndeki araştırmalarda geliştirilen sentetik deri, milimetrenin birkaç milyonda biri çapındaki “nano-ipliklerin” yerleştirildiği bir kauçuk malzemeden üretildi.
Bilimadamları makalelerinde, bu prototip yapay cildin, 0 ila 15 kilopascal basıncı tespit edebilecek kapasitede olduğunu, bunun da insan elinin bir klavyeye veya bir cisme dokunmasına eşdeğer olduğunu belirttiler.
Çalışmalarında henüz işin başında olduklarını ve bu yapay cilt prototiplerinin özellikle robot teknolojisinde önemli kullanım alanı bulacağını vurgulayan araştırmacılar, “Örneğin bulaşık yıkayabilen bir robot yapmak istersek, öncelikle onun bardakları tutarken kırmamasını sağlamalıyız. Aynı zamanda robota, objeyi düşürmeden tutabilmesi için gerekli yeteneği de vermeliyiz” dediler.
Bilimadamları, uzun vadede “elektronik cilt” için tıbbi alanda uygulamalar geliştirmeyi umuyorlar. Bu yapay deri ile kaplı protezlerin yardımı ve bunun sinir sistemine entegre edilmesiyle, engelli veya ampute kişilere dokunma hissinin yeniden sağlanması amaçlanıyor.