Arşiv ‘Yaşam’ Kategorisinde
Daily Telegraph, resmi istatistiklere göre, İngiltere’deki en popüler erkek isminin ‘Oliver’ olduğunu ancak gayri resmi olarak ülkedeki en popüler ismin ‘Muhammed’ olduğunu öne sürdü.
Gazetenin haberine göre Oliver’ın ardından 14 yıl sonra birinciliği kaptıran ‘Jack’ geliyor.
Telegraph’ın ‘Muhammed’ iddiasının ardında ise çok farklı bir neden yatıyor. Gazete, Muhammed’in farklı yazılışları nedeniyle, ayrı isimler gibi resmi listeye girdiği, ancak bu ismin tüm versiyonları toplandığında Oliver’ı geçtiğini hesaplamış.
Haberde görüşlerine yer verilen uzmanlar, bu durumun İngiltere’deki Müslüman nüfusta bir patlamadan değil, Müslümanların bu isme daha çok rağbet etmesinden kaynaklandığını söylüyor.
Habere göre, İngiltere’deki en popüler üç kız ismiyse, sırasıyla Olivia, Ruby ve Chloe.
İlk James Bond filmleriyle özdeşleşen gümüş rengi Aston Martin otomobil, Londra’daki bir müzayedede dört milyon doların üzerinde bir fiyata satıldı.
Amerikalı otomobil düşkünü Harry Yeaggy, ünlü otomobille Londra sokaklarında bir gezinti yapmak istediğini söyledi.
1964 model Aston Martin DB5, ilk olarak Sean Connery’nin oynadığı James Bond filmleri ‘Altın parmak’ ve ‘Yıldırım harekatı’nda kullanılmıştı.
Araçta, dönen plakalar, fırlatma koltuğu ve kurşun geçirmez levhalar gibi özellikler bulunuyordu.
Otomobilin hala saatte 230 kilometrenin üzerinde bir hıza ulaşabiliyor ve 0′dan 100 kilometre sürate 7,1 saniyede ulaşıyor.
Aracın yeni sahibi Yeaggy, otomobili Ohio’daki bir müzede sergileyeceğini söyledi.
Otomobilin daha önceki sahibi, 1969′da aracı 12 bin dolara satın alan Amerikalı bir işadamıydı.
Son dakika kararı
Genelkurmay Başkanlığınca 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla afiş hazırlatıldı.
Kırmızı fon üzerine yapılan afişin üst bölümünde “Cumhuriyetle aydınlık geleceğe” yazısı yer alırken, ellerinde Türk Bayrağı taşıyan öğrencilerin, Atatürk posteri tutan bir genç kızın ve ulu önder Atatürk’ün fotoğrafına yer veriliyor.
Afişin at bölümünde ise “güçlü ordu güçlü Türkiye” yazısı yer alıyor.
İtalya’daki bir sahil belediyesi, mini etekler ve diğer ‘kışkırtıcı kıyafetler’in giyilmesine yasak getirilmesi konusunu görüşecek.
Yasaklar sadece mini etekleri kapsamıyor
Castellammare di Stabia kentinde belediye başkanı bu yasakla ‘toplumsal ahlakı geliştirmeyi’ amaçlıyor.
Kent, toplumsal anti-sosyal davranışlara engel olmak için belediyeler verilen yetkileri kullanan son yer olacak.
Belediye Başkanı Luigi Bobbio, düzenlemenin ‘edep kurallarının yeniden yürürlüğe girmesine ve daha uygar bir birlikte yaşama yardımcı olacağını’ söyledi.
Kurallara karşı gelenlerin, 35 ila 700 dolar arasında ceza alabilecekleri belirtildi.
Duncan Kennedy Belediye Başkanı Bobbio’nun yeni politikasının ‘vücudu çok fazla sergileyen hiçbir şey olmayacak’ şeklinde özetlenebileceğini söylüyor.
Merkez Sağcı Halkın Özgürlüğü Partisi’ne mensup olan Bobbio, ‘kaba, başa çıkması zor ve kötü davranan insanları hedef almak istediğini’ söylüyor.
Düzenleme bugünkü belediye meclisi toplantısında onaylanırsa güneşlenme, halka açık mekanlarda futbol oynama ve kutsal şeylere küfretmek de yasaklanacak.
Kentte görev yapan rahip Don Paulo Cecere Cronache di Napoli gazetesine yaptığı açıklamada, “Bence doğru bir karar. Ayrıca cinsel suçlardaki artışla bir mücadele yöntemi” dedi.
İtalya’da Silvio Berlusconi hükümeti suçla ve anti-sosyal davranışlarla mücadele için belediye başkanlarına ek yetkiler vermişti.
İtalya’da diğer bazı bölgelerde, kumdan kaleler, otomobilde öpüşmek, sokak kedilerine yiyecek vermek, takunyalar ve haftasonları çim biçme makinelerinin kullanımı yasaklanmıştı.
Kaynak: BBC
İzmir’de dövülerek öldürülen kedinin sahibi, avukatı aracılığıyla İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak, olayı gerçekleştirdiği iddia edilen kişinin TCK’nın 151/2. Maddesi gereğince ”mala zarar verme” suçundan da cezalandırılmasını istedi.
Kedi Yamuk”un sahibi büfeci Ahmet Hüsnü Arda Baran’ın avukatı Barış Kaşka, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun yetersiz olduğunu belirtti.
İlgili kanuna göre, sahipsiz hayvanlara karşı işlenen suçlarda 687 liralık para cezası verildiğini, eğer hayvanın sahibi varsa bu suçun TCK’nın ilgili maddesinde ”mala zarar verme” olarak düzenlendiğini aktaran Kaşka, buna göre cezanın 4 ay ile 3 yıl arasında hapis olduğunu anlattı.
Kaşka, müvekkili Baran’ın, dövülerek öldürülen Yamuk adlı kediyi, beslediğini, ona baktığını, aşılarını yaptırdığını, Haziran ayında ise kısırlaştırdığını dile getirerek, bununla ilgili belgeleri de suç duyurusu dilekçesine eklediklerini söyledi.
”Şiddet tektir” diyen avukat Kaşka, yapılan bir araştırmanın, cezaevinde kalanların yüzde 85′inin şiddet uygulamaya hayvanlardan başladığını ortaya koyduğunu kaydetti.
Kaşka, şu görüşleri dile getirdi:
”Böylece önce hayvanlara uygulanan şiddet, daha sonraki yıllarda insana yöneltiliyor. Ve potansiyel suçlular yaratılıyor. Türkiye, kendine layık bir Hayvan Hakları Kanunu çıkarıp, bunu da TCK kapsamına almalıdır. Bu tür olaylar, savcılıklar tarafından önemsenip, dikkatle soruşturulmalıdır. Hayvanlar köle değillerdir, onlarla aynı mekanları paylaşıyoruz. Hayvanları Koruma Kanunu çok zayıf. Kapalı bir yerde sigara içenle, bir hayvan öldürenin aldığı ceza aynı. Böyle bir şey olabilir mi? Bu adalet değil.”
“Yamuk, felçliydi”
Manisa’nın Kula ilçesi yakınlarında “Kapadokya”yı andıran peri bacaları ve volkanik oluşumlar, tüm dünyaya fotoğraf sanatının görsel güzelliğiyle tanıtılacak.
Türkiye’nin dört bir yanından haftasonu Kula’ya gelen yaklaşık 200 fotoğraf sevdalısı, eşleri, arkadaşları ve dostlarıyla tarihsel, kültürel ve doğal zenginlikleri fotoğraf kareleriyle “en güzel açı ve ışıkla ölümsüzleştirerek” bölgenin tanıtımına katkı sağladı.
Yaklaşık 3 bin tarihi evin bulunduğu “zaman tüneli”ndeki Kula, Yunus Emre ve Tapduk Emre Türbeleri’nin olduğu Emre Köyü, Kapadokya’yı andıran peri bacaları ve volkanik oluşumların bulunduğu vadiyle, Roma döneminden kalma Emir Kaplıcaları, evleri, yolları mermerden yapılmış Gölde Köyü’nü üç gün boyunca gezen amatör ve profesyonel fotoğrafçılar, “güzellik avcılığı” yaparak 15 binin üzerinde fotoğraf çekti.
Kula Belediye Başkanı Selim Aşkın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anadolu Fotoğraf Dergisi ile belediyenin ortaklaşa düzenlediği “1. Kula Fotomaraton” Fotoğraf Yarışması etkinliğine amatör ve profesyonel 200′e yakın katılım olduğunu belirtti.
Bu kişilerden 170′inin yarışmaya 4-5 eserle katıldığını anlatan Aşkın, şu bilgiyi verdi:
“Bu etkinlik sayesinde, tarihsel, kültürel ve doğal zenginlikleri ile ülkemizin en güzel köşelerinden biri olan Kula’nın tanıtılmasını ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğrafçılar ile Kula halkının kucaklaşmasını, kaynaşmasını sağlamayı hedeflemiştik. Fotoğraf sanatının görsel güzelliği ve gücüyle de Kapadokya’yı andıran peri bacaları ve volkanik oluşumları ile çok zengin ve etkileyici ilçemizi, yurdumuzda ve dünyada daha iyi tanıtılmasını amaçladık. Kula’da turizmi canlandırmak için önemli çalışmalar yürütüyoruz.”
Aşkın, Kula’da 3 bine yakın tarihi ev bulunduğunu da belirterek şöyle devam etti:
“Bu evlerde yaşam sürüyor. Romalılardan kalma şifalı sularıyla ünlü Emir Kaplıcalarını, Türkiye’nin kırsal turizmine aday olan, yollarından evlerin inşasına kadar her yeri mermer olan Gölde Köyü’nü, Yunus Emre ve Tapduk Emre’nin türbelerinin bulunduğu Emre Köyü’nü ve kent merkezindeki tarihi evler, esnaf ve
zanaatkarlarımızın dükkanlarını gezen fotoğrafçılara Kula Yaren ekibi, yöresel türküleri ve kıyafetlerle tarihi Çinçin Hamamı’nda unutulmaz bir gösteri sundu.
Konuklara Kula’ya özgü düğün yemekleri tanıtıldı ve tattırıldı.”
Aşkın, bu etkinliğin esnafı sevindirdiğini, konaklama ve yatak kapasitesi konusunda “eksiklerinin” görüldüğünü söyledi.
Konukların bir bölümünün Kula’da evlerde yatırıldığını dile getiren Aşkın, ilçede yaşayanların da gelenlerin de mutlu olmasının, yaptıkları işin
başarılı olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Ege’deki Kapadokya
Ülkemizde özellikle çocuklar tarafından yoğun ilgi gören Amerikan güreşinde Dünya Ağır Siklet Şampiyonluğu maçı 14 Kasım’da İstanbul Abdi İpekçi SPor Salonu’nda yapılacak.
Undertaker ile Kane’in karşı karşıya geleceği etkinlikte ayrıca Rey Mysterio ile Alberto Del Rio da mücadele edecek.
Geceye katılacak diğer Smackdown yıldızları ise şöyle:
Big Show
CM Punk
Kofi Kingston
Dolph Ziggler
Drew McIntyre
MVP
Lay-Cool
Ayrıca Bret “The Hit Man” Hart da İstanbul’da olacak.
Etkinlik mekanına kamera profesyonel fotoğraf makinası,ses ve görüntü kayıt cihazı,çanta,yiyecek&içecek vb. ve güvenlik ekiplerinin uygun görmediğİ her türlü madde alınmayacak.
Her yaşta çocuğun bilete tabi olduğu etkinlikte fiyatlar 56 TL ile 268 TL arasında değişiyor.
Biletler Biletix’ten satın alınabilir.
Van Gölü’nde yaşadığı öne sürülen ‘Van Gölü Canavarı’nın, 121 yıl önce İstanbul’da yayınlanan Saadet Gazetesi’ne manşet olduğu belirtildi.
Van Tarih ve Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı İkram Kali, haberin Sultan Abdülhamit döneminde yayımlanan Saadet Gazetesi’nin 28 Şaban 1306 (29 Nisan 1889) sonlarında çıkan 1323 sayılı nüshasında çıktığını belirterek, “Osmanlı’dan günümüze varlığı anlatılan bu yaratığın varlığının yalan olduğuna inanmıyorum” dedi.
Van Gölü’nde varlığı-yokluğu tartışma konusu olan ve bugüne kadar birçok gazete ve televizyona haber olan efsane ‘Van Gölü Canavarı’ya ilişkin 121 yıl önce haber yayınlandığı ortaya çıktı.
Görgü tanıklarının, uzunluğu 10-12 metre, ses çıkaran, su püskürten siyah renkli olarak taraf ettiği ‘Van Gölü Canavarı’nın 121 yıl önce manşet olan haberi ile ilgili Van Tarih ve Kültür Araştırmaları Derneği Başkanı İkram Kali açıklama yaptı.
Kali, Sultan Abdulhamit Han döneminde yayınlanan Saddet Gazetesi’nin 28 Şaban 1306 (29 Nisan 1889) tarihinde çıkan 1323 nolu sayısında haberin yayınlandığını söyledi.
Kali, dönemin Van Vali Yardımcısı olmak üzere, doktor, asker, futbolcu, köylü, balıkçıların da bulunduğu çeşitli yaş ve mesleğe sahip çok sayıda Vanlı’nın çeşitli tarihlerde gördüğünü söylediği, adına isim yarışması açılan, heykeli dikilen, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit tarafından adına ‘Van Gölü Canavarı’ ismiyle şiir yazılan, TBMM tarafından Van Gölü Canavarı araştırma komisyonu kurulan Van Denizi’nin simgesi canavarın yalan olduğuna inanmadığını anlattı.
Canavar abdest alan bir kişiyi götürmüş
Bir annenin verebileceği en zor karar olsa gerek iki çocuğu arasında tercih yapmak zorunda kalması. Antalya’da bir anne böbrek hastası olan iki kızı arasında seçim yapmak zorunda kaldı. Böbreğini 6 yıldır bu acıyı yaşayan, günden güne de rahatsızlığı artan büyük kızına verdi. Hasta olan diğer kızıyla konuşup böyle bir karar verdiğini söyleyen anne, büyük kızına baktığında yüzü gülüyor, nakil bekleyen küçük kızından bahsederken ise yaşadığı üzüntü yüzünden okunuyor.
Anne için de kardeşler için de zor bir tercih zor bir karardı.
Burdur’un Bucak ilçesinde yaşayan Kamış çiftinin 6 çocuğundan ikisi 6 yıldır böbrek hastası Furkan ve Hacer Kamış.
Hacer Kamış kızını doktora ateşi düşmediği için götürdü. Doktor Burdur’da tahlilleri yaptı.
Tahlillerin sonucu 17 yaşındaki Hülya ve 13 yaşındaki Ayşenur Kamış kardeşlerin böbreklerinin iflas ettiğini gösteriyordu
Anne Hacer Kamış, böbreğinin birini hastalığı daha ağır olan büyük kızı Hülya Kamış’a verdi. Durumu kritikti. Anne zor olan bu kararı alırken kızıyla da konuştu.
Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nde böbrek nakledilen 17 yaşındaki Hülya Kamış, yeniden doğmuş gibiyim diyor.
Kamış ailesi şimdi Ayşegül için böbrek nakli bekliyor.
II. Dünya Savaşı sırasında Almanların Karadeniz’de batırdığı denizaltılardan birinin mürettebatında yer alan ve davet üzerine Türkiye’ye gelen Gerd Enders, hava muhalefeti nedeniyle U-20 denizaltısının bulunduğu bölgeye gidemedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü Kuzey ve Orta Avrupa Dairesi Başkanlığı ile Karasu Belediyesinin daveti üzerine Türkiye’ye gelen Alman denizci Gerd Enders (87), ziyareti kapsamında yapacakları deniz gezintisini gerçekleştiremedi.
Sabah saatlerinde beraberindeki Alman gazeteciler ve doktoru ile Karasu’ya gelen Enders, havanın kapalı olması nedeniyle ilçedeki bir otelde ağırlandı. Enders’in beraberindekiler de dalış yapamadı.
Alman denizciye burada, TRT’de yayınlanan “Yalnız Kurt U-20″ adlı belgeselin 2 bölümü izletildi. Enders, belgeseli seyrederken oldukça heyecanlı ve duygulu anlar yaşadı. Görüntüler aktığı sırada Enders, yanındakilere anılarını ve o dönemde yaşadıklarını anlattı.
Belgeselin ardından görüntüleri çok beğendiğini ifade eden Enders, yapımcılara teşekkür etti.
Enders, “Daha önce U-20 batığının fotoğraflarını Selçuk Kolay vasıtasıyla görmüştüm. Görüntüleri ilk kez izledim. Doğrusu çok etkilendim. O günler gözümde canlandı. Kendimi gerçekten çok farklı hissettim” dedi.
Enders, kendilerine misafirperverlik gösteren Karasu Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu’na da şükran duygularını iletti.
Daha sonra Alman denizaltılarından U-20′nin karaya çıkan mürettebatı ile görüşen Karasulu İsmail Hakkı Hakan, otele geldi. Enders ile kısa süre sohbet eden Hakan, yaşadıklarını paylaştı.
Enders, “Bizler denizaltıdan küçük gruplar halinde çıkış yapmıştık. O gün için düşündüğümüz tek şey karaya çıkmak ve Türkiye’den ayrılmaktı. Dünden bu yana İstanbul’dan buraya yaptığım yolculuk sırasında anladım ki bunu gerçekleştirmek gerçekten mümkün değilmiş” diye konuştu.
Ziyaret sırasında çok heyecanlı anlar yaşadığını, geçmişe döndüğünü dile getiren Enders, programın geri kalan kısmına çok yorulduğunu söyleyerek katılmadı. Enders ve beraberindekiler, Sakarya’da konakladıkları otele geri döndü.
Hava şartlarının uygun olması durumunda Enders’in ziyareti kapsamında U-20 batığına yapılacak dalış yarın gerçekleştirilecek.
Dalış yapılması halinde çekilecek görüntüler, Karasu’nun dalış turizmi potansiyelini dalış meraklısı Almanlara anlatmak üzere Uluslararası Berlin Fuarı’nda (ITB) kullanılacak.
U-20 denizaltısı