Dünyanın en büyük rock müzik gruplarından U2, İstanbul’da Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen müzikseverlere unutulmaz bir konser verdi. Konseri 60 bin kişi izledi.
Atatürk Olimpiyat Stadı’nda gerçekleştirilen, grubun binlerce hayranının izlediği konser, U2 grubunun 2 saat 10 dakikalık etkileyici bir performansına sahne oldu.
Konser öncesinde saat 19.30′da İngiltere’nin en önemli alternatif rock gruplarından Snow Patrol sahne aldı.
KONSERDEN İZLENİMLER… (Tıklayın)
Bono konserlerinde çok konuşur. Belki burada da konuşacaktı. Ama “Bugün Egemen Bağış sayesinde Boğaz Köprüsü’nden geçtik” der demez tribünlerden toplu protesto başladi. Hemen lafı değiştirdi, “Tamam bu akşam siyasetçilerden konuşmayalım” dedi ve sözü kısa kesti.
* 12 Eylül’den sonra gözaltına alinan ve kaybolan, sonra da U2′nun bir albüm kapağında öyküsünü bütün dünyaya tanıttığı Diyarbakırlı Fehmi Tosun’un adını andı bir şarkı öncesinde. “Fehmi Tosun’u unutmayalım” diye çağrıda bulundu. Ancak tribünlerin Tosun’un adını bildiklerini söylemek zordu, Bono’nun çağrısına karşılık veren pek olmadı.
* Tosun’un kaybını hiçbir zaman kabul etmeyen, davasına sahip çıkan esi Hanim Tosun’un konserin sürprizi olarak sahneye çağrılması bekleniyordu. Ama sürpriz Zülfü Livaneli oldu.
* Livaneli U2 eşliğinde ve Bono ile kolkola “Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor” şarkısını söyledi. Bütün stad eşlik etti ve Livaneli büyük alkış aldı.
* Sahnenin hemen dibindeki bölge “red zone” olarak adlandırılmıştı. (Sanırım bu bölgenin bilet fiyatlari bayağı pahalıydı ve AIDS’le mücadele için harcanıyor) Bono’nun red zone’dan alıp sahneye çıkardığı, kucak kucağa şarkı söylediği, sahneyi birlikte dolaştığı genç kız, doğal hareketleri, tavırlarıyla gecenin “sempati yıldızı” oldu.
* Bono’nun Filistinlilere, İranlı rejim karşıtı göstericilere gönderdiği selamlar, konserin sonunda dev barkovizyonda “bir olursak her zorluğun üstesinden geliriz” diyen Başpiskopos Desmond Tutu ve ellerinde Uluslararası Af Örgütü’nün simgesiyle sahneye çıkan gencler de büyük alkış aldılar.
* Ve tabii bir kez daha Olimpiyat Stadı’nın ulaşım sorunu. Konser insanlar ulaşamadığı için 1 saate yakın gecikmeyle başladı. Bitişte durum daha da kötüydü, bir saat sonra hala stad çevresinden ayrılamayanlar vardi.
* Özellikle komşu ülkelerden gelen çok sayida izleyici vardi. Hemen bütün Balkan ülkelerinin dilleri, İtalyanca ve Farsca duyuluyordu seyirciler arasında.
* Ve tabii ulaşım sorununda en büyük çileyi cekenler de onlar oldu. Konser bittiğinde, gelişte insanlari karşılayan ve yönlendiren görevlilerin hepsi kayıplara karışmışlardı. Zaten doğru dürüst hiçbir işaretleme yoktu. Çevre karanlıktı, stadın kuzey tarafi metro inşaatı nedeniyle şantiye halindeydi. Ve İstanbul’un taksicileri ve minibüsçüleri avlarını bekliyorlardı. Zavallı yabancilar bu karmaşanın tam ortasında kaldılar.
Konut Edindirme Yardımı (KEY) hesaplarının tasfiyesi kapsamında yaklaşık 490 bin kişiye 200 milyon lira ödendi. 1 milyon kişi ise toplam 80 milyon lirayı henüz almaya gitmedi.
1,3 milyon kişiye ödeme yapılmasına ilişkin listenin, Resmi Gazete’nin 22 Ağustos’taki mükerrer sayısında yayımlanmasından sonra, geçen hafta sonu itibariyle 490 bin kişiye toplam 200 milyon lira ödendi.
Kişi başına ortalama ödeme 408 lira oldu.
Tasfiye Halindeki Emlak Bankası, kurumların mart ayından sonra gönderdiği bilgiler üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda 1 milyon 496 bin 796 kayıt ve toplam 280 milyon lira ödeme içeren KEY ödeme listesi hazırlamış ve Emlak konut GYO’ya göndermişti.
Liste 22 Ağustos Pazar günü Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında 17 cilt olarak yayımlanmıştı.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre, listede 1 milyon 496 bin 796 kayıt bulunmasına karşın, bir kişinin değişik kurumlarda çalışmış olması ve bütün işyerlerine ilişkin kayıtların listede yer alması nedeniyle ödeme yapılacak kişi sayısı 1,3 milyon civarında olacak. Liste kapsamında toplam 279 milyon 470,4 bin lira ödeme yapılması öngörülüyor.
Liste kapsamındaki kişilere, 23 Ağustos-3 Eylül döneminde TC vatandaşlık numaralarının son rakamına göre günler belirlenerek ödeme yapıldı. 3 Eylül’den itibaren listede adı bulunanlar, doğrudan Ziraat Bankası şubelerine başvurarak paralarını alabilecek.
Halen 1 milyon kayıtı içeren ve toplam 80 milyon lira ödeme bulunan hak sahipleri henüz şubelere uğramadı. Genellikle az miktarda KEY parası bulunanlar şubelere bu parayı almak için gitmiyor.
KEY için bu yıl martta yayımlanan ilk listede yer alan hak sahipleri için yapılan nema hesaplaması neticesinde oluşan yardım tutarına, ilgili kanun uyarınca ilk ilanın yapılacağı tarihe kadarki dönem için yüzde 10 artış uygulanmıştı.
İlk ilan tarihinden sonraki listelerde isimleri yer alan hak sahiplerine ise her ilan dönemi için başlangıçtaki yüzde 10 artışa ilave olarak basit usulde yüzde 1,25 artış uygulanıyor.
Japonya Merkez Bankası, yüzde 0.1 oranındaki gösterge faiz oranını değiştirmeme kararı aldı.
Merkez Bankası, Aralık 2008′den bu yana faiz oranını değiştirmiyor.
Banka yaptığı açıklamada, ekonominin “daha fazla ılımlı toparlanma işaretleri verdiğini”, ancak risklerin halen devam ettiğini bildirdi.
Açıklamada, “gelecek konusunda, özellikle ABD ekonomisi ile döviz piyasası ve borsalardaki istikrarsızlıkla ilgili yükselen belirsizlik karşısında Japon ekonomisinde aşağı yönlü risklere dikkat edilmeli” denildi.
Japon yeninin değerinin yüksek olması nedeniyle baskı altında bulunan merkez bankası, “güçlü parasal rahatlamayı izlemeye çaba göstereceğini” ve rahat mali ortamı sürdüreceğini bildirdi.
Uluslararası piyasalarda ABD ham petrolünün varil fiyatı 74 doların altına geriledi.
ABD ham petrolünün varil fiyatı, ekim ayı teslimi Asya’daki işlemlerde şu sıralar 65 sent düşüşle 73,95 dolardan satılıyor.
Londra Brent tipi ham petrolün varil fiyatı da 4 sent artışla 76,91 dolar oldu.
Sanayi üretimi temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,6 artarken, bir önceki aya göre de yüzde 0,3 geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2010 Temmuz ayı sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı.
Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2010 Temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 3,1 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 9,1, elektrik, gaz ve su sektörü endeksi yüzde 10,1 arttı.
HABER DEVAM EDECEK…

Washington D.C’de sıradan bir gün yaşanırken,içinde uzaylı Klaatu ve onun birçok güce sahip robotu Gort’u taşıyan bir UFO şehrin tam ortasına iniş yapar.UFO’nun içinde çıkan Klaatu ve Gort,yeryüzüne barış getirmek için görevlendirilmişlerdir.Ancak gezegenler arası bir barış için belki de yeryüzünü yok olması gerekmektedir.Klaatu,yeryüzü için hala umut olduğunu düşünürken,ordu tarafından yok edilir.Bu nedenle robotu Gort,daha sert ve agresif tedbirler almak zorunda kalır.Filmde Reeves Klaatu’yu canlandırırken,Jennifer Connelly ise onun yeryüzünde tanışacağı bilim insanlarından Helen Benson’ı oynuyor.
Yapım:2008 ~ ABD, Kanada
Tür:Aksiyon, Bilim Kurgu, Dram, Gerilim
————————————–

Charlie Price, a former scientist turned science fiction author, starts living one of his novels when the Federal Science Foundation’s weather experiments escape control and turn disastrous.
Yapım: 2009 / ABD, Kanada
Tür: Aksiyon, Bilimkurgu, Gerilim
Filmin konusu hakkında Türkce bilgi bulunamamıştır.İzleyenlerin konusu hakkında yorum yapmaları rica olunur.
————————————————
ALTERNATİF
ALTERNATİF
Küba’da yıldırımları mıknatıs gibi çeken ve şimdiye dek 5 kez üzerine yıldırım düşen bir çiftçi hayatta kalmayı başardı.
Cubadebate adlı internet sitesindeki habere göre, ülkenin doğusundaki Las Tunas bölgesinde yer alan La Julia köyünde yaşayan Jorge Marquez isimli çiftçinin
üzerine yıldırım, ilk kez 5 Temmuz 1982′de traktörünün direksiyonundayken düştü.
Üzerine ilk yıldırım düşmesinde, kulak zarının patladığını, sırtının tamamen yandığını ve diş dolgularının yerinden fırladığını anlatan Marquez, 1987′de iki, 1988′de bir ve daha sonra da 1991′de bir kez daha üzerine yıldırım düştüğünü, evine iki yılda 15 kez yıldırım isabet ettiğini bildirdi.
“Sanırım şimşekleri mıknatıs gibi çekiyorum, genelde üzerine yıldırım düşenler ölür ama benim vücudum, etkileri çok kötü olsa da bu müthiş gücü kabul ediyor” diyen Marquez, ilk iki yıldırım çarpmasında hareketsiz hastaneye götürüldüğünü ama sonrakilerin, eklemleri ve solunum yollarında büyük acıya yol açsa da kendisini pek etkilemediğini söyledi.
Çiftçi Marquez, “Son iki yıldırım uzaktan düştüğü için biraz zayıftı ama aslında benim vücudum da buna alıştı” derken bir Amerikalı orman koruma memurunu
7 kez yıldırım çarptığını okuduğunu belirtti. Kübalı çiftçi, “Bu bir rekorsa, hiç kırmaya niyetim yok” dedi.
Tekrarlayan tedavi yöntemleri, tüp bebek denemeleri, düşük gibi nedenlerle çocuk sahibi olamayanlar için genetik tanı yöntemi olan CGH (Komparatif Genomik Hibridizasyon) yöntemi, Türkiye’de de uygulanmaya başlandı.
CGH ile yumurtanın genetik sorun varlığı ve kromozomların normal olup olmadığı tespit edilerek sağlıklı yumurtalar dondurularak, hamilelik istendiğinde sağlıklı ve kromozomu normal yumurtalar çözdürülerek dölleniyor.
Bu sayede, hemgebelik şansı artıyor hem de özürlü ya da down sendromlu bebek riski azalıyor.
Maya Tüp Bebek ve Kadın Sağlığı Merkezi Tıbbi Direktörü ve Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanı Operatör Dr. Osman Denizhan Özgün, başarılı bir gebeliğin sağlanması ve sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesinin, embriyonun sağlıklı kromozom yapısına sahip olmasına bağlıolduğunu söyledi.
Kromozom yapısının sağlıklı olmaması halinde çoğu zaman vücudun gebeliği gerçekleştirmediği ya da düşükle sonlandırdığını belirten Özgün, tekrarlayan tüpbebek yöntemi sonrasında gebelik sağlanamaması ya da gebeliklerin düşükle sonuçlanması; normal yollarda sağlanan gebeliklerde düşük görülmesi durumunda mutlaka nedenin tespit edilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Özgün, bu gibidurumlarda genetik bozukluk olup olmadığının araştırılması gerektiğini vurgulayarak, “Çünkü, kromozom yapısındaki bozukluklar yüzde 65 oranında yer tutuyor” dedi.
“Tek embriyo transferinde yüzde 70-75 gebelik şansı”
