Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch, Yunanistan’a “BBB-” seviyesindeki kredi notunu indirebileceği uyarısında bulundu.
Fitch’den yapılan açıklamada, Yunanistan ile ilgili gözden geçirmenin gelecek yıl ocak ayında tamamlanacağı, Yunanistan’ın “BBB-” olan kredi notunu “junk” (çöp) seviyesine indirilmesi olasılığının arttığı belirtildi.
Yunanistan’ın “BBB-” olan kredi notunun “junk” seviyesine indirilmesi, kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına indiği anlamına geliyor.
Derecelendirme kuruluşu Fitch’in Yunanistan için kredi notu yatırım yapılabilir seviyesini en düşüğü olan “BBB-” düzeyinde bulunuyor.
Uluslararası derecelendirme kuruluşları Moody’s ve Standard & Poor’s, daha önce Yunanistan’ın kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirilmişti.
Yunanistan’da bugün parlamentoda 2011 yılı bütçesi oylanacak.
Mayıs ayında iflasın eşiğine gelen Yunanistan, AB ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) üç yıl süreli 110 milyar euro’luk kurtarma paketini kabul etmişti.
Dar gelirli 4 kişilik bir aile, fırında pişirilmiş bir tavuk, pirinç pilavı, salata, tatlı ve ilave yiyeceklerle yılbaşı akşam yemeğini ortalama 30 liraya mal edebiliyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 5 yıldızlı oteller ve lüks restoranlar yeni yıla yönelik programlarını müşterilerine sunmaya başladı.
Konaklama, yerli ve yabancı şarkılardan oluşan repertuvarlar, şovlar, DJ performansları, oryantal dans, fasıl, havai fişek gösterisi, özel yemek ve tatlılar, limitsiz içki, ses sanatçılarının konseriyle birlikte yılbaşına 5 yıldızlı girmenin maliyeti kişi başı bin 600 euro’ya kadar ulaşabiliyor.
Daha az hizmetin sunulduğu otel ve restoranlarda yeni yıla girmenin maliyeti, kişi başı 100 lira olsa da özellikle dar gelirli aileler, imkanları ölçüsünde evlerinde mütevazı bir yılbaşı gecesi programlıyor.
Bu programı yaparken yılbaşı eğlencesini ucuza getirmenin telaşını da yaşıyor. Et ürünleri, meyve ve sebze, kuruyemiş, şekerleme gibi birçok ürünün bir arada bulunduğu Bursa’nın tarihi kapalı çarşısında, yılbaşına sayılı günler kala farklı bir yoğunluk görülüyor.
Dar ve orta gelirli aileler, yılbaşı akşamı için ihtiyaç duyduğu yiyecek ve oyunları almak için kapalı çarşı başta olmak üzere market, pazar ve çarşılara gidiyor.
Aynı sanatçı televizyonda da var
Dar gelirli 4 kişilik bir aile, fırında pişirilmiş bir tavuk, pirinç pilavı, salata, tatlı ve ilave yiyeceklerle yılbaşı akşam yemeğini ortalama 30 liraya mal edebiliyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 5 yıldızlı oteller ve lüks restoranlar yeni yıla yönelik programlarını müşterilerine sunmaya başladı.
Konaklama, yerli ve yabancı şarkılardan oluşan repertuvarlar, şovlar, DJ performansları, oryantal dans, fasıl, havai fişek gösterisi, özel yemek ve tatlılar, limitsiz içki, ses sanatçılarının konseriyle birlikte yılbaşına 5 yıldızlı girmenin maliyeti kişi başı bin 600 euro’ya kadar ulaşabiliyor.
Daha az hizmetin sunulduğu otel ve restoranlarda yeni yıla girmenin maliyeti, kişi başı 100 lira olsa da özellikle dar gelirli aileler, imkanları ölçüsünde evlerinde mütevazı bir yılbaşı gecesi programlıyor.
Bu programı yaparken yılbaşı eğlencesini ucuza getirmenin telaşını da yaşıyor. Et ürünleri, meyve ve sebze, kuruyemiş, şekerleme gibi birçok ürünün bir arada bulunduğu Bursa’nın tarihi kapalı çarşısında, yılbaşına sayılı günler kala farklı bir yoğunluk görülüyor.
Dar ve orta gelirli aileler, yılbaşı akşamı için ihtiyaç duyduğu yiyecek ve oyunları almak için kapalı çarşı başta olmak üzere market, pazar ve çarşılara gidiyor.
Aynı sanatçı televizyonda da var
Türkiye’de 4 lira sınırına dayanan benzinde tasarruf yapmak isteyenlerin, frenlerinin sürtmediğinden emin olmak, sıkışan trafiği ve trafik ışıklarını sezinleyerek, yumuşak bir şekilde hızlanıp yavaşlamak gibi ayrıntılara dikkat etmeleri gerekiyor.
Benzin fiyatının 4 lira sınırına dayanması, ister istemez pek çok araç sahibini tasarruf için otomobillerini daha az kullanmaya itiyor.
Benzin fiyatlarındaki artış sıfır otomobil alan müşterilerin eğilimlerini ise yakıt tasarrufu yüksek araçlara doğru yöneltiyor.
Dünyadaki genel eğilim de otomobillerde hem daha fazla yakıt tasarrufu, daha küçük motorlu hem de daha düşük emisyonlu çevreci otomobiller.
Türkiye’deki benzin fiyatlarındaki artışa paralel tüketicinin küçük motorlu araçlara eğilimini göz önünde bulunduran otomobil firmalarının Türkiye
distribütörleri ve Türkiye’deki otomobil üreticileri, küçük ve tasarruflu otomobil üretimi ve satışı için adeta bir yarış içine girdi.
Hem az yakıyor hem yüksek güç üretiyor
İzmir’de geçen hafta sona eren Travel Turkey Turizm Fuarı, kentin tanıtımını konu alan ilginç bir proje önerisine sahne oldu. Şehrin inanç turizmi potansiyelini artırmaya yönelik projede, Meryem Ana’nın Anadolu topraklarında, özellikle de İzmir Selçuk ve Efes’te yaşadığı dönemi konu alan filmin çekilmesi öngörüldü. Filmin başrolü için dünyaca ünlü aktrist Angelina Jolie’ye teklif götürülmesi düşünülüyor.
İzmir’in tanıtım gönüllülerinden deneyimli turizmci Dilek Araç, senarist Serkan Urgancı ve Umut Hoşafçı ile birlikte Meryem Ana’nın hayatının canlandırılacağı ‘Efesli Meryem’ filminin senaryosunu kaleme aldıklarını söyledi. Araç, Selçuk ve Efes’te çekilmesi planlanan film projesinin Travel Turkey Fuarı için İzmir’e gelen Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine sunulduğunu anlattı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü Cumhur Güven Taşbaşı’nın da ilgi ile karşıladığı projenin bir diğer heyecan uyandıran noktasının ise projede yer alması düşünülen yıldızlar olduğunu belirten Dilek Araç, Meryem Ana rolü için Angelina Jolie, filmi çekmesi için de dünyaca ünlü bir yönetmen ile görüşüleceğini açıkladı.
Projenin fikir mimarlarından Dilek Araç, “Proje ile inanç turizmi kapsamında Selçuk’a gelen yıllık 1.5 milyon turist sayısını, 10 milyona çıkarmayı hedefliyoruz.
Dünyada yaklaşık 300 milyon kişi inanç turizmi kapsamında seyahat ediyor. İnanç turizmi aynı zamanda dünya barışının ve kültürlerarası iletişimin gelişmesinde de önemli rol oynuyor. Ülkemiz bu bakımdan çok zengin. Bu çalışmadaki hedefimiz ise İzmir ili sınırları içinde yer alan ve tüm dünya dinleri tarafından kutsal kabul edilen Meryemana Evi’nin inanç turizmi açısından tanıtılması” diye konuştu.
Leonardo da Vinci ünlü tablosu Mona Lisa ile ilgili iddialar bitmek bilmiyor. Son iddia bir İtalyan araştırmacıdan geldi. Silvano Vinceti’ye göre Mona Lisa’nın sol gözünde bir şifre gizli.
Vinceti, eserde Mona Lisa için poz veren kişi hakkında çeşitli ipuçları bulnudğunu öne sürüyor.
İtalyan araştırmacının başlattığı yeni tartışma Mona’nın gerçek kimliğinin gözlerinin içinde yazdığından yola çıkıyor.
Dan Brown’ın çok satan kitabı Da Vinci Kodu’ndan etkilenerek araştırmaya girişen Vinceti, Mona Lisa’nın gülümsemesi ve gözlerinin üstüne odaklanmış.
Resmin çok büyük çözünürlükte kopyaları üzerinde çalışan Vinceti, gözlerdeki derin bakışlarda şifre bulduğunu öne sürüyor.
Harflerin çıplak gözle görülmediğini ifade eden Vinceti, Mona Lisa’nın sağ gözünde LV harflerinin bulunduğunu iddia ediyor.
İtalyan araştırmacı sol gözde ise B ve S ya da CE diyebileceği harfler gördüğünde ısrarlı.
Mona Lisa tablosunda poz veren kişinin Floransalı bir tacirin karısı Lisa Gherardini olduğu iddia ediliyordu. Ancak Vinceti buna katılmıyor. Mona Lisa’nın Milan’da yapıldığını anlatan Vinceti vardığı sonuçları gelecek ay ilan edeceğini açıkladı.
Mona Lisa tablosunun arkasında 149 sayısı bulunuyor. Ancak bu sayıyla birlikte silinmiş bir numara daha var. Tahminen bunun 1490 olduğundan yola çıkan Vinceti, Da Vinci’nin 1490′da Milan’da olduğunu ve Milan dükü Ludovico Sforza’nın emrindeki kadınlardan birini model olarak kullandığını belirtiyor.
Mona Lisa ismiyle ilgili de bazı iddialar var. Dan Brown, Da Vinci Kodu’nda Mona Lisa’nın bir anagram olduğunu ve eski Mısır tanrılarına ithafta bulunmak adına Amon I’Isa adından türetildiğini iddia ediyor.
Almanya’da bu günlerde bir bilgisayar oyunu ve onun yarattığı travma konuşuluyor. Oyunun adı 1378 km… Yapmanız gereken ise Doğu Almanya’da Batı’ya geçmek için Berlin Duvarı’nı aşmaya çalışanları vurma ya da vurmama kararını vermek… İşte bütün mesele bu…
Oyun siteleri bile 1378 km. için “aptalca” yorumunu yapıyor.
Bugün artık olmayan ama bir zamanlar Berlin’i ikiye bölen o duvarı aşmaya çalışırken yaklaşık bin kişi hayatını kaybetmişti. Toplamda yaklaşık 100 bin kişi ise sınırı geçmeye çalışmıştı.
Bu bin kişi bir gün bir oyuna malzeme olacaklarını bilmiyorlardı elbette…
İsmini Berlin Duvarı’nın toplam uzunluğundan, bin 378 kilometre, alan oyun sınırı geçmeye çalışan kaçakların vurulması konusu üzerine kurulduğu iddia ediliyor.
Bir fincan çayda müthiş fırtınalar kopmasına yol açan oyun için Komünist Yönetim Kurbanları Derneği başkanı Rainer Wagner çok acı bir açıklama yaptı.
Oyunun, Doğu Almanya’dan kaçmayı denerken yaralananların bir travma yaşamasına neden olduğunu ifade eden Wagner, 1378′in yasaklanmasını istedi.
Ancak oyunu yazan 24 yaşındaki Jens Stober, 1378′i üniversite tezi olarak hazırladığını ve oyunun anlatıldığı kadar kötü olmadığını savundu.
16 kişiye kadar online oynanabilen oyunu anlatan Stober, oyunun 1976 yılında geçtiğini ve oyunda sınır devriyesi ya da kaçak olunabileceğini belirtti.
Stober, devriyelerin göçmenlerle karşılaştıklarında üç seçeneğe sahip olduklarını bunların da onları hapsetmek, öldürmek ya da onunla birlikte kaçmak olduğunu anlattı.
Stober, göçmenleri vurma seçeneneğinin tercih edilmesi durumunda oyunun kazanılamayacağının altını çizerek böyle yaparak bunun yanlışlığını oyuncunun oynayarak anlamasını sağladıklarını ifade etti.
Nesli tükendiği düşünülen bir Japon somon balığı türü, 70 yıl sonra Fuji Dağı yakınlarındaki bir gölde yeniden ortaya çıktı.
Nesli tükendiği düşünülen bir Japon somon balığı türü, 70 yıl sonra Fuji Dağı yakınlarındaki bir gölde yeniden ortaya çıktı.
Japonya’daki Kyoto Üniversitesinden Tetsuji Nakabo, bu balık türünün ülkenin orta kesimlerindeki Saiko Gölü’nde yaşamını sürdürdüğünü tespit etti.
Hükümet de nesli tükenen balıklar listesinde yer alan tatlısu somon türüne ilişkin bu iddianın araştırılacağını bildirdi.
Aslen kuzeydeki Akita bölgesinde yaşayan bu balık türünün, asidite oranı fazla olan nehir sularının bir hidroelektrik projesi kapsamında 1940 yılında göle yönlendirilmesinin ardından yok olduğuna inanılıyordu.
İspanyol bilim adamları, Satürn’de, Avrupa kıtası büyüklüğünde bir alanı kaplayan şiddetli kasırganın 5 yıldır sürdüğünü açıkladı.
Bunun, gezegendeki en uzun süreli kasırga olduğunu belirten bilim adamları, uzay aracı Cassini’nin gönderdiği görüntüleri inceleyerek, hızı saatte 245 kilometre olan kasırganın vorteksinin 4 bin kilometre mesafeye ulaştığını bildirdi.
Konuyla ilgili araştırmayı kaleme alan Teresa del Rio-Gaztelurrutia yaptığı açıklamada, “Gözlemlerimize göre, Satürn’de tespit ettiğimiz kasırga, Güneş sistemimizde yer alan en büyük iki gezegen olan Jüpiter ve Satürn’de meydana gelen kasırgaların en uzun süreni” diye konuştu.
Rio-Gaztelurrutia, “Genelde, gezegenin döndüğü yöne doğru esen kasırgalar uzun sürmüyor, ama bu tür kasırgaların yapısı hakkında da çok az şey biliyoruz” dedi.
Sosyal paylaşım ağı Facebook’un kurucularından Chris Hughes, New York kentinde düzenlediği basın toplantısı ile yeni kurduğu sosyal medya ağı Jumo’yu tanıttı.
Facebook’u Mark Zuckerberg lie birlikte kuran, 2007′de ünlü sosyal medya şirketinden ayrılarak ABD Başkanı Barack Obama’nın 2008 başkanlık seçimlerinde Sosyal Medya Koordinatörlüğü’ne geçen Hughes, yeni kurduğu Jumo’nun yardım bekleyen kuruluşları biraraya getirmeyi hedeflediğini söyledi.
New York’taki Yabancı Medya Merkezi’nde (FPC) düzenlenen basın toplantısında medyanın karşısına çıkan Hughes, yeni kurduklarını ağın kar amacı gütmediğini kaydetti.
Jumo’nun, Facebook ile içiçe çalışacağını ifade eden Hughes, “Facebook hesabı olanlar Jumo’da da hesap açabilecekler. Bağımsız hayırsever kuruluşlar, burada açacakları hesaplar ile milyonlara ulaşabilecekler ve böylece seslerini herkese duyurabilecekler” dedi.
Afrika’nın kırsal bir kesiminde okul yapmak isteyen bir hayırsever kurumun ya da eşcinsel haklarıyla ilgili kampanya yapmak isteyen bir kuruluşun Jumo’da sayfası olacağını ve bu yolla herkese ulaşabilme şansı elde edeceğini söyleyen Hughes, hedeflerinin kar amacı olmayan yardım kuruluşlarını bir ağ ile biraraya getirmek olduğunu söyledi.
Jumo’nun amacı insanları bir araya toplamak